Dernekpazari İlçe Müftülüğü Resmi Web Sitesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Canlı Kamera Yayını

DUYURULAR


 
       DUYURU  

KUR’AN KURSLARIMIZA KAYITLAR DEVAM EDİYOR

EVRAK:  1-Dilekçe

              2-Diploma

              3-Nüfus Cüzdan   fotokopisi 

           4-3 Adet Foto
             Müftülük

 

ZİYARETÇİ DEFTERİ

 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Bunama, Demans, Erken Bunama Nedir?

Bunama, Demans, Erken Bunama Nedir?

Tarih 27 Temmuz 2010, 11:38 Editör Dernekpazarı

Demansın erken teşhis bulguları: En önemli başlangıç belirtileri,kişilik de­ğişmeleridir.Erken bunamadan kurtulmak için neler yapılmalıdır.İşte uzmanlardan tavsiyeler

Tarif: Demans beyin fonksiyonlarının bozulması, bu bozulma sonunda be­yin görevlerinin kısmen veya tamamen aksaması ve genel olarak bu kusur ve eksikliklerin giderek yaygınlaşması ve geri döndürülememesi ile belirli bir sü­reçtir.

Cemansın erken teşhis bulguları: En önemli başlangıç belirtileri,kişilik de­ğişmeleridir. Daha önceki hayatında dikkatli, çalışkan, işini seven, başarılı olan bir kimsenin bu özelliklerini giderek kaybetmesi demans için düşündürücüdür. Sıcakkanlı, sokulgan ve sosyal hayatı seven bir insanın soğuklaşması, kişilerarası ilişkilerinin azalması, sakin olan bu kimsenin huzursuz, alıngan ve şüpheci olması demansiel bir olayın başladığını akla getirmelidir.


Bu saydığımız değişikliklerin demansta olabileceği gibi depresyonda da çı­kacağı akla getirilmeli ve bu sebepten dolayı hastalığın demans mı depresyon mu olduğu açık bir şekilde ortaya konmalıdır.
Demansta hafıza bozukluğu en açık bir belirtidir ve depresyonda pek gö­rülmez. Hafıza bozukluğu, hastanın çevresi ile olan ilişkilerini hemen etkiler ve çevresi tarafından öncelikle fark edilir. Özellikle yakın günlük olaylara ait hafızanın bozulması dikkati çekici olur.

Demansın başlangıç belirtileri, Demans Bunama Belirtileri

Kognitif bozukluklar

Zihni yeteneklerde azalma. Düşünce akış hızında yavaşlama. Düşüncede fakirleşme. Soyut düşüncenin bozulması ve
azalması. Yakın hafızanın kaybı Kayıt etme, hatırda tutma ve hatırlama zorlukları. Konuların zaman sırasında göre hatır lanamaması. Kronolojik bozukluk. Dikkatin bir konuya çevrilmesindeki zorluk.

Davranış ve duygulanım kusurları

Kişilerarası ilişkilerin azalması. Uyarı cevap ilişkisinin bozulması. Heyecan kararsızlığı.

Diğer özellikler

Zaman ve mekân duyum ve bilgileri­nin bozulması. Karar vermede zorluk ve başarısızlık.

Hafıza kaybının giderek artması.
Hikâye ve masal uydurma, “konfabulasyon”.
Perseverasyon.
Dikkatin belirli konu­lara sürekli olarak çevrili olması.
Kişinin kendisini çevresinden ayırma­sı. “İzolasyon”.
Tam sosyal tecrit, iletişimin bütünü ile bozulması.
Emosyonel empotans. Heyecan do­nukluğu ve disforik mizaç.

Yaşlılarda depresyonun klinik görünümü: Depresyon, yaşlılar arasında en sıklıkla görülen hastalıklardan biridir. Yıllar geçtikçe kişinin geçirdiği depres­yon hecmelerinin sayısında, şiddetinde ve süresinde bir artma olur. Yaşlıların hekime müracaatları çoğu kere depresyondan daha değişik sebeplerle gerçek­leşir. Yaşlıların hastalık belirtilerini ve depresif şikâyetlerini çoğu kere sakla­dıkları ve inkâr ettiği bilinir. Bu kimseler daha çok bedeni şikâyetler, hipokondri adını verdiğimiz ve bir organın hastalığını varsayan şikâyetler ve korkulardan bahsederler. Yaşlılar duyumlarındaki değişiklikleri gençlerdekinin aksine be­deni şikâyetler şekline dönüştürmeye çaba gösterirler. Bu kimseler moral bir azap yerine bedeni bir azabı hisseder ve aksettirirler. Yaşlı kişi, sıkıntılarını be­deni şikâyetlere çevirmek sureti ile geçmiş yaşamının verdiği sorumluluk fik­rinden kendisini kurtarmaya çalışır. Bu yüzden sıkıntı ve azap veren bir kısım hatıralar, duygulanım değişiklikleri ya değiştirilerek hatırlanır veya gerçeğin­den saptırılarak anımsanır. Bu hale, EGO’nun dışlaması ve zararlı duyum ve hatıraları kendisinden uzaklaştırması adı verilir.Yaşlanmakta olan kişiler hissettikleri yaşlanma ve ölüm korkusunu karşıt duyum ve fikirlerle defetmeye çalışırlar. Buna karşı fobik tutum adı verilir.
http://www.ajans5.com/detay/2010/07/27/bunama-demans-erken-bunama-nedir-video.html

Demans: Öğrenme, bellek, oriantasyon, dil fonksiyonları ve kişilk gibi mental fonksiyonların bozulması ile karekterize, sosyal ve iş hayatını etkileyen, çoğunlukla geri dönüşsüz ilerleyici bir beyin hastalığıdır. Birbaşka ifadeyle demans; beyin kabuğuna ilişkin üst düzey işlevlerin genel olarak bozulmasıdır.

Demanslar, orta ve ileri yaşdaki kişilerde en çok yıkıma neden olan beyin hastalıklarıdır.İnsan ömrünün uzaması ile birlikte, bu tip hastalıkların sayısı çoğalmakta ve buna paralel olarak hastalığın tanısı, tedavisi ile ilgili ekonomik yük de artmaktadır. Demanslar içinde en sık Alzheimer Hastalığıdır. Bunu vasküler ve frontal lob demansları izler.

Epidemiyoloji:

Her yıl 100 bin kişiden 75’inde demans hastalığı görülür.

Yaş arttıkça bu hastalığın görülmesi de artar

ABD’de, 65 yaşındakilerde Alzheimer Hastalığını oranı yaklaşık %10.3 olup 80 yaş üzerinde %47’ye çıkar.

65 yaşının üzerinde Alzheimer Hastalığı gelişmesi yıllık %2.6’dır.

Bati Avrupa ve ABD’de yapılan çalışmalarda Demansların %50-70’inin Alzheimer Hastalığı olmasına karşılık, Japonya ve Rusya’da damarsal nedenli demansın daha fazla olduğu bildirilmiştir. Afrika’da yapılan çalışmalarda zencilerde Alzheimer Hastalığının nisbeten az olduğu bildirilirken, ABD’de yapılan çalışmalar siyah ırkdaki oranın beyaz ırktan daha fazla olduğunu göstermiştir.

Genel olarak demanslar içinde en sık görüleni ALZHEİMER HASTALIĞI’dır

NEDENLERİNE GÖRE DEMANSLARIN SINIFLANDIRILMASI

  1. Primer Demanslar

a. Alzheimer’ın senil tip demansı

b. Pick Hastalığı

  1. Sekonder Demanslar
  • Enteksiyon Hastalıkları(AIDS, Deli Dana Hastalığı, Tuberkülosis gibi) -
  • Metabolik Hastalıklar(Tiroid, Paratiroid Bezi Hastalıkları, Karaciğer Hastalıkları, Vitamin B12 ve Folat eksikliği gibi)
  • Damarsal Hastalıklara bağlı demanslar(Beyin damar hastalığı, yüksek tansiyon gibi)
  • Nörolojik Hastalıklar ve Kafa Travmaları(Beyin tümörleri, Normal Basınçlı Hidrosefali, Parkinson Hastalığı, Huntington Koresi gibi)

ALZHEİMER HASTALIĞI NEDİR?

Alzheimer Hastalığı(AH); demansa yol açan hastalıklar arasında en sık görülenidir. AH’lığı sıklıkla 40-85 yaşları arasında ortaya çıkan, sinsi başlangıçlı, genellikle yavaş olarak ilerleyen ve çoğu hastada bellek problemleriyle kendini gösteren bir beyin hastalığıdır. Bu hastalık sanayileşmiş ülkelerde en sık görülür ve nüfusun yaşlanmasına paralel olarak giderek de artış göstermektedir.

AH’nda kalıtımsal geçiş kanıtlanmıştır, ancak tüm vakalarda bu geçerli değildir. Alzheimer tipi demansların ortalama %3’ü ailesel geçiş gösterirken, geriye kalanlar sporadik(yani kalıtımsal olmayan) olgular olarak değerlendirilir. Yani yakın akrabalarınızda AH varsa, bu sizin ya da çocuklarınızın ileride yüzde yüz hasta olacağınız anlamına gelmez. Ancak ailesinde Alzheimer Hastalığı olanlarda bu risk 4 kat kadar fazladır.

Alzheimer Hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir.

Alzheimer Hastalığının Nedeni Nedir?

Kesin nedeni henüz bilinmemektedir, ancak bazı muhtemel nedenler üzerinde durulmakta ve bu konu üzerinde yoğun çalışmalar devam etmektedir.

  1. Beyinde bulunan sinir hücrelerine hasar veren birtakım toksik maddeler etkili olabilir.
  2. Sinirler arasındaki iletişimi sağlayan bazı maddelerin üretiminde azalma ve bunlar arasındaki dengede bozulma etkili olabilir.

Alzheimer Hastalığı Risk Faktörleri Nelerdir?

1. Yaş:Tüm demans tiplerinde en önemli risk faktörü yaştır. En sık 65-85 yaşları arasında görülür ve yaşlala birlikte görülme oranı artar.

2. Cinsiyet: Kadınlarda Alzheimer Hastalığı riski daha fazladır. Erkeklerde ise; beyin damar hastalıkları daha sık olduğundan damarsal demans daha fazla bulunur. Alzheimer Hastalığının kadınlarda daha fazla görülmesinde hormonların etkisinin olabileceğine gösterir.

3. Eğitim ve İş: Düşük eğitim seviyesinin ileri yaşlarda hem Alzheimer Hastalığı hem damarsal demans gelişmesi için risk faktörü olduğu gösterilmiştir. 75 yaşından sonraki demans sayısında eğitimsizlerde belirgin artış görülür. Eğitimsiz bir kişinin 75 yaşından sonra demansa yakalanma riski, en az 8 yıllık eğitim görmüş bir kişiye göre iki misli fazladır.

4. Genetik ve Aile Hikayesi: Birinci derece yakınlarında Alzheimer Hastalığı bulunanlarda demans gelişme riski ortalama 4 kat fazladır. İki ya da daha fazla birinci derece yakınında Alzheimer Hastalığı olanlarda bu oran daha da artmaktadır. 75 yaşından sonra Alzheimer Hastalığı başlayanlarda, daha önceki yaşlarda başlayanlara göre, aile ilişkisi kesin değildir.

5. Kafa Travması: Boksörlerde olduğu gibi, bilinç kayıbına neden olan kafa travması ile mültipl kafa travmaları Alzheimer Hastalığı için risk faktörüdür.

6. Östrojen: Bazı çalışmalarda, östrojen alan kadınlarda Alzheimer Hastalığı riskinin östrojen kullanmayanlara göre, yarı yarıya az olduğunu göstermiştir. Bu azalma doza ve kullanım süresine göre artmaktadır.

7. Non-Steroid Antienflamatuar İlaçlar(NSAID): Bu ilaçların kullanımı da Alzheimer Hastalığı riskini azalttığı bildirilmiştir. Alzheimer Hastalığı Romatoid Artrit ve lepra gibi hastalıklarda az görüldüğü kaydedilmiştir. Burada ilaç alımının mı, yoksa enflamatuar durumun engelleyici etkisinin olduğunun araştırılması gerekir.

8. Anne Yaşı: İleri yaşlarda yapılan doğumun, Down Sendromunda da olduğu gibi, Alzheimer Hastalığı için risk faktörü olduğu bazı çalışmalarda ileri sürülmüşse de bazı çalışmaların bunu desteklemediği görülmüştür.

9. Kalp Krizi: Özellikle ileri yaşlardaki kadınlarda kalp krizinin Alzheimer Hastalığı için bir risk faktörü olduğu ileri sürülmüştür.

ALZHEİMER HASTALIĞINI NASIL TANIYACAĞIZ?

Hastalık oldukça sinsi başladığından aşağıdaki belirtileri kendinizde ya da çevrenizdekilerde fark ederseniz hemen bir nöroloji doktoruna müracaat ediniz. Çünkü erken tanı konulduğunda tedaviden yararlanma şansınız artacaktır.

1. Bellek Kayıbı:

Erken dönemlerde unutkanlık dikkati çeker; özellikle yakın geçmişteki olayları, insanların yüzleri tanıyamama, isimlerini hatırlayamama, telefon numaralarını, tarihi nutma başlar. Aynı soruları tekrar tekrar sorarlar.

2. Günlük Yaşam Aktivitelerini Yapmada Zorluklar Başlar:

Hastanın sosyal yaşantısında ve iş hayatında problemler yaşamaya başlar ve performansı oldukça düşer düşer. Yeni öğrendiği bilgileri saklayamaz. Bu dönemlerde uzak bellek korunur, asıl sorun yakın bellektedir. Örneğin; bazı telaşlı insanlar yemeği fırında unutabilirler ve yemek yanınca hemen hatırlarlar. Oysa Alzheimer’lı hastalar yemeği fırında unutmakla kalmazlar, ne hazırladıklarını da unuturlar. Artık kendi elbiselerini seçmekte de güçlük çekerler.

3. Kelime Bulmakta Güçlük Çekerler:

Kelimeleri unuttuğundan cümle kurmakta zorlanır, konuşmanın akıcılığı bozulur, anlama daha iyidir. Bazen doğru kelime yerine uygun olmayan kelimeleri kullanırlar. Bununla da kalmayıp konuşurken kullandığı cümlenin başını hatırlayamadığından yanlış ve anlamsız cümleler de kurarlar.

4. Zaman ve Mekanı Karıştırmaya Başlar:

Bellek problemleri daha da artar.Çeşitli paranoid hezeyanlar, ve hallüsinasyonlar ortaya çıkar. Bu dönemde artık hasta bakıma ve gözetilmeye muhtaçtır, banyo ve giyinme gibi aktiviteleri yardımsız yapamaz. Hasta evden uzaklaştığında evini bulamaz. Objeleri isimlendiremez, zaman zaman inkontinanslar olur.

5. Anlama ve Karara Varmada Güçlükler olur:

Artık evin içinde odaları karıştırır, anlama da belirgin olarak bozulmuştur, uyku-uyanıklık dönemleri değişmiştir. Bazen emosyonel parlamalar, şüphecilik, inatcılık ve anlamsız hiperaktivite olur. Hastada geçmişte yaşama durumu olur. Olayları doğru olarak yargılıyamaz ve karara varamaz.

6. Aileye Bağlı Duruma Gelir:

Ağır konuşma ve anlama bozukluğu olur, ufak adımlı ve dengesiz yürüme olur, kendini besleyemez ve hızla kilo kaybeder. İlkel refleksler ortaya çıkar(Emme ve yakalama refleksi gibi). Daha sonra motor fonksiyonlarını kaybederek yatağa bağımlı hale gelir. İdrar ve gaita kontrolü tamamen kaybolur.

ALZHEİMER HASTALIĞININ EVRELERİ NELERDİR?

Bu hastalık belli başlı üç evreden oluşur ve her evre arasında uzun seneler olabilir. Ayrıca bazı hastalar bu evrelere tabi kalmadan değişik seyredebilir

EVRE-I: Genellikle hafif belirtilerin olduğu evredir.

  • Bellek Kayıbı(Genellikle yakın bellekle ilgili)
  • Günün tarihini hatırlamada güçlük
  • Daha önce bildiği mekanları tanıma güçlüğü(Örnek: Hasta kendi evinde olmasına rağmen nerede bulunduğunu karıştırabilir)
  • Karar vermede güçlük
  • Kelimeleri bulma güçlüğü

EVRE-II: Günlük Yaşam Aktivitelerinin sürmesini engelleyen belirtiler.

  • Belirgin bellek problemleri(Örnek: aile elemanlarının isimlerini unutma)
  • Kendine bakım işlevlerinin bozulması(Örnek: yıkanma, giyinme gibi işlevlerde yardım gerekir)
  • Çevrede kaybolma(yalnız başına sokağa çıktığında kaybolur)
  • Konuşma bozukluğu artar
  • Hallüsinasyonlar olur(Yani olmayan cisimleri varmış gibi algılar)

EVRE-III: Hasta tamamen bağımlı hale gelir. Yani zihinsel bozukluklar belirgin fiziksel bozukluklarla beraberdir.

  • Yardıma rağmen beslenmede sorunlar olur
  • Arkadaşlarını ve aile fertlerini tanımada büyük güçlükler olur.
  • Yürüme güçlüğü(Hemen hemen yatağa bağımlı hal alır)
  • İdrar ve/veya gaita kaçırma
  • Belirgin davranış ptoblemleri olur.

PROGNOZ

Tanı konulduktan sonra ortalama yaşam süresi 4-10 yıldır. Bazen bu 1-20 yıl da olabilir. Bu hastalar genelde aspirasyon pnömonisi, eskarlarla veya araya giren enfeksiyonlarla kaybedilir.

ALZHEİMER HASTALIĞINDAN ŞÜPHELENİRSEK NE YAPALIM?

Böyle bir durumda hemen bir Nöroloji uzmanına gitmek olmalıdır. AH’lığı sinsice ilerler ve zamanla hem hastanın hem de çevresinin yaşam kalitesini bozmaya başlar Hastalığa erken tanı konulması, hem mevcut tedavi olanaklarından daha fazla yararlanmasına hem de pratik bazı çözümlerle hasta ve yakınlarının yaşam kalitesinin yüksek tutulmasını sağlayacaktır.

ALZHEİMER HASTALIĞININ TANISI NASIL KONUR?

Yukarıda anlatılan belirtiler sizde veya yakınlarınızda var ise, doktorunuza gittiğinizde öncelikli olarak muayeneniz yapılacak, bazı laboratuvar tetkikleri istenecek( Kan tetkikleri, Bilgisayarlı Beyin tomografisi gibi) ve testler uygulanacaktır.Bunların sonucuna göre hastalığınızın tanısı konulacaktır. Tanı konulduktan sonra en az 6 ayda bir doktorunuzla görüşmeniz gerekmektedir.

İlerleyici Demansla Gelen Yaşlı Hastada Tanısal Yaklaşım

1. Her Hastada Yapılması Gereken İncelemeler

  • Ailedeki demans öyküsünü de içeren nörolojik öykü
  • İlaç Öyküsü
  • Mental muayeneyi de içeren nörolojik muayene
  • Kan Testleri:Tam kan sayımı, sedimentasyon hızı, biyokimya profili, tiroid fonksiyon testleri, vitamin B12, folik asit, sifiliz(frengi) testi, ilaç kullanıyorsa kan ilaç seviyeleri.
  • Bilgisayarlı Beyin Tomografisi ya da beyin Manyetik Rezonans İncelemesi

2. Hastadan alınan bilgiler ve Muayene Sonucunda Gerekli Görülen Hastalarda Yapılması Gereken Tetkikler

  • Nöropsikolojik testler
  • Psikiyatrik değerlendirilme
  • Elektroensefalografi(Beyin elektrosu)
  • AIDS testi
  • Beyin Omurilik Sıvısının İncelenmesi
  • Santral SinirSistemi fonksiyonunu azaltan maddelerin, ve metal iyonlarını içeren toksikolojik araştırma.

ALZHEİMER HASTALIĞININ TEDAVİSİ VAR MI?

Bu hastalığın kesin nedeni henüz bilinmediğinden hastalığı tamamen ortadan kaldıracak bir tedavi yoktur. Ancak erken tanı ile, hastalığın belirtileri azaltılır ve ilerlemesi durdurulabilir ya da yavaşlatılabilir. Böylece hastaların yaşam kalitesi en yüksek seviyede tutulmaya çalışılır.

TEDAVİ HANGİ İLAÇLARLA VE YÖNTEMLERLE UYGULANIR?

Bu hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçların sayısı birden fazladır. İlaç seçimi mutlaka bir uzmanın önerisiyle olmalıdır. Tıbbi denetim altında verilmediklerinde hastalığın düzelmesi birtarafa, belirtilerin daha da ağırlaşmasına neden olunabilir.

1. Demansda Non-farmakolojik(ilaçsız) yaklaşım: Yani hiçbir ilaç vermeden yakınlarının eğitimi ile hastaya yardımcı olunur. O halde demanslı hastaya nasıl davranalım?

  1. Dostça davranın
  2. Esprili olun
  3. Yaklaşımınız kişiye özel olsun
  4. Karmaşık kavramlardan sözetmeyin
  5. Yavaş konuşun
  6. Hastaya fiziki olarak yakın olun
  7. Hastayı ve aileyi önemsemiyor görünmeyin
  8. Güven ve duygusal yakınlık sağlayacak bir ortam oluşturun.
  9. Hastaya dokunun

Tanıyı Açıklama

Hastalar bozukluklarının tamamen farkında olabilecekleri gibi, tamamen ya da kısmen inkar da edebilirler. İnkar ya da farkında olmama durumu birçok hastada görülür ve bu durum demansın ağırlığı ile orantılı değildir. “İnkar” olan hastalar hastalıkları ile ilgilenmedikleri için tanı konusunda bilgilendirmenin pek yararı olmaz. Öte yandan bilgi almak isteyen hastalara da tanı ve prognoz konusunda yalan söylemek insancıl değildir.

Teorik olarak, hastalık konusunda bilgilendirilmiş olmanın doğurduğu stres ve depresyona eşlik eden olumsuz nöro-endokrin etkiler hastalığın alevlenmesine yol açacağı söylenebilir. Anca, aile ve doktoru tarafından aldatıldığını düşünmek de en az o kadar stres ve depresyon nedenidir. Yapılan çalışmalarda hastaların tanıyı bilmeleri uzun süreli bir depresyon yol açmamaktadır. Bunun nedeni şunlardır;

  • Tanı konusundaki kötü haberleri tanıyı bilmeden önceki belirsiz duruma tercih edilebilir.
  • Hasta Alzheimer tanısını, tanıyı bilmeden önce kendinde var olduğunu düşündüğü hastalıklara tercih edebilir.
  • Azalmış mental kapasite hastanın tanıya ilişkin kendine söylenenleri hatırlamasına yetmeyebilir.

Danışma ve Tedavi

Majör antipsikotik ilaçların ciddi bilişsel ve motor yan etkileri nedeniyle, hastadaki ajitasyon, hallüsinasyon ve delüzyon gibi semptomlar mümkün olduğunca ilaç kullanmadan ele alınmalıdır. Uykusuzluk da Alzheimer’da sık görülen yakınmadır. Yatma saatlerinin düzenli olması, gece ışıkları açık bırakma, gündüz uykularına izin vermeme gibi önlemler yardımcı olur. İdrar kaçırma nörolojik nedenli olmayabilir(İdrar yolları enfeksiyon, banyoyu bulamama, giyisilerini çıkaramama, hareket güçlüğü, tuvalet ve tuvalet olmayan objeleri birbirinden ayırt edememe gibi nedenleri olabilir). Bunların birkısmı uygun yaklaşımlarla giderilebilir(banyoya ulaşımı kolaylaştırma, kapısını açık bırakma, ışıkları açık bırakma, kolay çıkarılabilir giyisiler giydirilerek, hastanın aradığı eşyanın yanına bildiği başka bir eşyayı işaret olarak bırakma gibi)

Zararlı Etkinlikler

Araba kullanma, yatak içinde sigara içme, ateşli silah ile oynama, ilaçların yanlış kullanımı kendine ve çevresine zararlı olabilecek etkinlikleridir. Alzheimerlı hastalar kendi yaş popülasyonlarına göre 2-3 kat daha fazla trafik kazası yapmaktadırlar. Bu nedenle hastalar çok yönlü olarak değerlendirilerek(hastalığının ağırlık derecesi, vizüo-spasyal algılama yeteneklerinin durumu gibi). Bilinçli olarak intihar demansda oldukça nadirdir.

2. Alzheimer Hastalığı ve Diğer Demanslarda Davranışsal Bozuklukların Tanınması ve Tedavisi

Alzheimer Hastalığında gözlenen nöropsikiyatrik bozukluklar:

a. Sanrılar

  • Kötülük görme, hırsızlık, sadakatsizlik gibi
  • Hatalı özdeşim

b. Varsanılar

  • İşitsel, görsel gibi

c. Ajitasyon/Agresyon

d. Duygudurum Değişiklikleri

  • Depresyon
  • Kabarmış duygudurum
  • Duygudurum oynaklığı

e. Anksiyete

f. Kişilik Değişiklikleri

  • Kayıtsızlık, apati, iritabilite gibi

g. Nörovejetatif İşlev Bozuklukları

  • Uyku bozukluğu ve diurnal ritm bozuklukları
  • İştah ve yeme davranışı değişiklikleri
  • Cinsel aktivite değişiklikleri
  • Kluver-Bucy Sendromu

h. Psikomotor Bozukluklar

  • Yerinde duramama ve rahatsızlık hissi
  • Volta atma
  • Carphologia(amaçsız koparma, yolma hareketi)

ALZHEİMER HASTALIĞININ ÇAĞDAŞ TEDAVİSİ

Demanslarin en sık görülen nedeni olan Alzheimer hastalığı tedavisinde, hastaya gösterilmesi gereken yakın ilgi dışında davranış tedavisi (uğraş edindirme, çevreyi hastanın bilebileceği şekilde düzenleme, özellikle gece uyanıklık durumlarında görsel uyarılar-gece lambaları) öncelikli olarak uygulanması gerekir. Tıbbi tedavide halen yararlı olduğu kabullenilen dört ajan bulunmaktadır.

Kolinerjik Ajanlar:

İlk denenen ilaçlardan birisi de fizostigmindir. Bunun kısa süre kullanımda hastaların %33’ü yararlanmıştır. Ancak %45 hastada bulantı gibi yan etkiler olmasından dolayı başka mekanizmalar üzerinden etkili olabilecek ilaçların geliştirilmesi zorunludur.

Diğer kolinesteraz inhibitörleri e20/20 (Aricept-donezepil) ve ENA-713 (Exelon-Rivastigmin)’dur. Her iki ilaç da günümüzde kullanılmaktadır. Excelon’un etkinliği Aricept’e eşdeğer bulunmuştur. GIS ile ilgili olanlar hariç yan etki profili daha iyidir. Ancak, Exelon'un günde en az 2 kezde verilme zorunluluğu Aricept’e göre dezavantaj olarak görülmektedir. Aynı grupta yer alan diğer ilaç galantamin'dir (Remeron) başlangıç dozu olarak 2x4mg idame dozu olarak 2x8mg önerilmektedir.

NMDA Reseptör Antagonistleri

Bu yeni grupta bulunan memantin (Ebixa) ile ilgili çalışmalar halen devam etmektedir. Orta ve ileri evre Alzheimer Hastalığı için kullanılmaktadır. 5mg/gün ile başlatılan tedavi 20mg/gün dozuna kadar artırılabilir.

Nörotrofik Faktörler:

Nörotrofik faktörler nöronal gelişim için gerekli olmakla birlikte, Alzheimer hastalığı için etkinliği açık değildir. Esas olarak Alzheimer hastalığı ile ilişkilendirilmelerinin temelinde, “Nerve Growth Factor”(NGF) reseptörlerinin, beyinde asendan kplinerjik projeksiyonlarda eksprese edildiğinin gösterilmesi yatmaktadır. Böylece NGF ile kolinerjik sistemin stimüle edilebileceği düşüncesi doğmuştur. NGF ilk olarak intratekal olarak kullanılmış, son zamanlarda ise nazal sprey formu geliştirilmiştir. İntratekal kullanımın meningeal kalınlaşma ve intranazal kullanımın ise şiddetli ekstremite ağrısı yapma şeklinde önemli yan etkileri bulunmaktadır. NGF oral preparatları halen geliştirilmektedir.

Propentofilin ve idebenone gibi antioksidan maddelerin NGF’yi “in vitro”da stimüle edebilmelerinden dolayı, Alzheimer hastalığında yararlı olabilecekleri düşüncesi de gündeme gelmiştir. Yeni keşfedilen AIT-082 maddesi ise NGF stimüle edici bir ajan olarak ABD’de halen denenmektedir.

Oksidatif stres ve nöroproteksiyon teorisi:

Yaşlanma ile birlikte serbest radikaller ve diğer oksidatif mekanizmalarda artış olduğuna ilişkin kanıtlar vardır. İleri yaşın Alzheimer hastalığının gelişiminde primer risk faktörü oluşu da bu mekanizmaların patogenezinde önemli olabileceğini telkin etmektedir.

Antioksidan ajanların Alzheimer hastalığı progresyonunda yavaşlatıcı etkileri olup olmadığına ilişkin en yeni çalışmada, selegilin ve a -tokoferol kombinasyonu kullanılmıştır.

İnflamatuar mekanizmalar:

Alzheimer hastalığı patogenezinde inflamatuar mekanizmaların değişik basamaklarının rolü vardır. Alzheimer hastalığında nörodejenerasyonda inflamatuar mekanizmaların önemli rol oynadığı sanılmaktadır. Ancak antiinflammatuar ilaçlarla yapılan çalışmalarda tedavi lehine sonuçlar alınamamıştır. Kontrollü çalışmalar devam etmektedir.

Östrojen:

Alzheimer hastalığında östrojenin rolü gözlem ve çalışmalarla gündeme gelmiştir. Pek çok küçük ölçekli çalışmalarda demanslı kadınlarda östrojen replasmanının kognitif fonksiyonlarda iyileşme yaptığı saptanmıştır. Demans semptomlarına iyi geldiğine dair kontrollü çalışma yoktur.

HASTA YAKINI OLARAK NELER YAPACAKSINIZ?

A: Kendiniz için;

Seyrek görülen bir hastalık olmadığından birçok hasta yakını bu sorunları yaşıyor ve ümitsizliğe kapılıyor. Ancak hastalık hakkında bilginiz arttıkça, bu hastalığın yol açtığı değişikliklerle birlikte yaşayabileceğinizi görürsünüz ve daha az etkilenirsiniz. Herşeyden daha önemlisi, inancınızı asla yitirmeyiniz.

Anne ya da babanızdan biri bu hastalığa yakalandığında, ana-baba-çocuk ilişkisi tersine çevrilmesi oldukça sorunlu olabilir. Bi zamanlar siz ona bağımlıyken, şimdi o size bağımlı hale geldi. Bu rol değişimine ayak uydurması için ona yardımcı olun, bu aynı zamanda size de yardımcı olacaktır.

Böyle bir durumun başınıza gelmesi başlangıçta sizi çok öfkelendirecek, ancak sabırlı olur ve duygularınızı başka biriyle paylaşabilmek çok yararlı olacaktır.

Artık dostlarınızı eve çağıramaz olabilirsiniz, onunla sokağa çıkmaktan kaçınacaksınız. Böyle yapmayın!! Bazı davranışlardan sıkıntı duymanız çok doğal. Ama, kendinizi çevrenizden uzaklaştırdıkça, günlük sorunlarla başa çıkmanız da güçleşecektir. Lütfen çok sabırlı olun.

Duygularınızı diğer hasta yakınlarıyla paylaşmak size yardımcı olabilir. Yalnız olmadığınızı, sizin gibi birçok hasta yakınının olduğunu düşününüz.

Eğer hastanız geceleri hep dolaşıyor ve başkalarının uyumasını engelliyorsa, hastanızı gündüzleri uyanık tutmaya çalışın ya da geceleri bekleyecek başka birilerini de bulun.

Hastanıza sürekli bakım verdiğinizden yorgun ve bitkin düşmemeniz için dengeli beslenin

Günlük hasta bakımının stresi ve yükü, enerjinizi tüketmeye başladığında biraz ara verin. Yürüyüşe çıkın, bir dostunuzla konuşun, müzük dinleyin ya da kendinize gevşeyecek başka bir yol bulun.

B: Hastanız için;

1. Size ya da başka birisine saldırganca davranabilir. Ne yapmalı?

  • Korkmuş görünmeyin ve dayanıklılığınızı yitirmeyin
  • Dikkatini başka bir işe çekin(Tv, el işleri gibi)
  • Azarlamayın, siz de saldırgan hale gelmeyin
  • Saldırganlığı sıklaşmaya başladıysa tekrar doktorunuzla görüşün. Zira bunu giderebilecek ilaçlar vardır.

2. Hastalık ilerledikçe hastanızın iletişim sorunları da artacaktır. Bu konuda neler yapılmalı ?

  • Dokunarak, okşayarak ve ona gülümseyerek ilişki kurmaya gayret edin
  • Onunla konuşurken ya da onu dinlerken daima gözlerinin içine bakın
  • Konuşurken tane tane ve yavaş konuşun. Basit cümleler kurun.
  • Televizyonlu bir odadaysanız, kapatın ya da başka bir odaya geçerek konuşun ki sesiniz tanınabilsin
  • Tekrarlamalardan usanmayın
  • Konuşurken karşınızdaki kişiye “nasıl olsa hasta hiçbir şey anlamıyor” diye saygısızlık yapmayın, hep saygılı olun.
  • Konuşurken gülümsemeyi, mimik ve jestlerinizi esirgemeyin.
  • Görme ve işitme sorunları arttıysa doktorunuzla tekrar görüşün.

3. Alzheimer Hastalarının uyku düzeni tersine döner(yani gecenin çoğunu uyanık geçirir). Bu durumda ne yapılmalı?

  • Gününün aktif geçmesini sağlamalı(yürümek, ev işleri gibi)
  • Gündüzleri mümkün olduğunca uyutmayın
  • Geceleri hep aynı saatte yatağa girmesini sağlayın
  • Yatmadan önce uykuyu kaçıracak yiyecek ve içeceklerden uzak durun(çay, kahve, yüksek düzeyde şeker içeren yiyecekler)
  • Yatmaya yakın tuvalate sık kalkmasına neden olacak aşırı sıvı ve diüretik gibi ilaçlar vermeyin
  • Bu uygulamalarınıza rağmen uyku düzeni yine de bozuksa mutlaka ilaç tedavisi için doktorunuzla görüşün.

4. Hastalığın ileri evrelerinde beslenme sorunları ortaya çıkar. (Yemekleri reddetme, sıvıları yutma güçlüğü, kaşığı kullanamama gibi). Ne yapılmalı?

  • Yemeğinizi aynı saat ve aynı odada yemeye gayret edin. Böylece beslenme düzeni oluşmuş olacaktır
  • Yutma sorunu varsa lokmaları daha küçük verin
  • Sıvıları yutamıyorsa, püre, muallebi gibi yarı sıvı besinler verin
  • Yemek malzemelerini kullanmakta güçlük çekiyorsa, bırakın eliyle yesin.
  • Yemek yerken sık olarak üzerini kirletiyorsa, bunu engellemek için büyük peçeteler kullanın. Biberon ya da önlük kullanmayın.

5. Amaçsız dolaşmaları varsa;

  • Mutlaka üzerinde telefon numarası, adres ve isminin bulunduğu yazı bulundurun
  • Evi yalnız terketmemesine gayret gösterin. Kapı klidini buna göre ayarlayabilirsiniz
  • Komşularınıza hastanız hakkında bilgi verin ki ona deli muamelesi yapmasınlar, sadece yönelimi bozuk birhasta olduğunu bilsinler.
  • Kaybolduğunda azarlamayın
  • Bu durumlarla başa çıkamıyorsanız, doktorunuzla görüşerek ilgili yardımları alınız.

6. Hastanızın koyduğu şeyleri bulmakta güçlük çektiğini ve bunun giderek artış gösterdiğini izleyeceksiniz.

  • Sakladığı yerleri bulup, onları doğru yerde aramasına yardım edin
  • Suçlamalarını kabüllenin, saldırgan tepki vermeyin
  • Çok sevdiği eşyaların, resimlerin yerlerini değiştirmeyin.

7. Hastalığın ilk evrelerinde cinsellikle ilgili problemler pek olmaz. Ancak ileri dönemlerinde sorunlar yaşanır. Siz ya da yabancılara alışılmadık biçimde aleni cinsel davranışlarda bulunabilir. Ne yapabilirsiniz?

  • Bu davranışlarından yumuşak biçimde caydırmaya çalışın
  • Sarılarak ya da elini tutarak fiziksel teması daha da arttırın
  • Saldırgan davranmayın, hiçbir faydası olmaz. Durumr anlaması için yardımcı olun
  • Eğer eşi olarak davranışını size sıkıntı verici olarak buluyorsanız, ayrı yataklarda yatmayı deneyin ve mutlaka doktorunuzla görüşün.

8. Hastanız başlangıçta hastalığını kabullenmiyecektir. Bu durumda siz onu. Dikkatle dinleyin ve her zaman onun yanında olduğunuzu hissettirin. Kendine güvenini koruması için ona yardım etmelisiniz.

9. Alzheimer Hastalığı, hastanın günlük yaşantısını engellemeye başladığında depresyon ortaya çıkabilir ve sürekli sağlığından yakınır. Depresyon yaşamını etkiler seviyeye geldiğinde mutlaka doktorundan yardım isteyin

10. Hastalığın ilk evrelerinde, hastanızın ve sizin dünyanız da değişmeye başlar, alkol ve ilaçlar çare olabilir.

  • Alkol alımının artmaya başladığını farkettiğinizde, bunu azaltması için ikna etmeye çalışın, ikna edemesseniz emredici tavır almayınız. Sağduyunuzu kullanın ve ulaşabileceği alkol miktarını sınırlayın.
  • Yemeklerde içme alışkanlığı varsa, yasaklamak yerine içkisini sulandırmayı deneyin.
  • Sıkıntısını azaltmak için fazla ilaç kullanmaya kalkışabilir, bu durumda doktorunuzun tavsiyelerine uyun.

11. Hastalık ilerledikçe, hastanızın kafası daha karışık hale gelecek, sizi ve çevresini suçlamaya başlayacaktır.

  • Örneğin sizi, eşyalarını ya da parasını çalmakla suçlayabilir(hezeyan). Böyle bir durumda hastaya kızmayın ve bunun hastalıktan kaynaklandığını unutmayın
  • Normalde ortamda olmadığı halde bazı sesler duyabilir ve görüntüler görebilir(Hallüsinasyonlar). Böyle durumlardakızmayın, dikkatini başka şeye çekmeye çalışın, doktorunuzla görüşerek gerekli ilaç tavsiyesini alın.

12. İleri evrelerinde hasta aile fertlerini ve yakınlarının yüzünü tanıyamama durumu ortaya çıkabilir, bu durumda sabır dışında yapacağınız başka da bir şey yoktur.

13. Hastanızın bulunduğu ortama alışmış olacağından, aşağıdaki kuralları yerine getirin

  • Çevrede çok fazla değişiklik yapmayın
  • Değişiklik yapılacaksa yavaş yavaş yapın
  • Yaptığınız değişiklikler hasta ve aileniz için yaşamı kolaylaştırıcı ve güvenli olsun
    1. Ortamda yanıcı ve yakıcı maddeleri bulundurmayın,
    2. Gece yatmadan önce gaz vanasını kapatın
    3. Mümkünse gazlı ocağı elektrikli ocak ile değiştirin
    4. Kibrit yerine elektrikli çakmak kullanın
    5. Kapının anahtarını ortadan kaldırın, kapıyı kilitler ve sonra açamayabilir
    6. Kilim gibi örtüleri yerden kaldırın, takılıp düşebilir
    7. Deterjanlar ve kolonya gibi maddeleri ortadan kaldırın, içecek sanıp içebilir.
    8. Banyo küveti ya da duş kabininin kaymaması için tedbir alın
    9. Basamakları kaymaz bir madde ile kaplayın,
    10. Özellikle tuvalet ile odası arası aydınlatmayı iyi yapın
    11. Aynaların üzerini kaplayın, çünkü aynada kendini görürü ve tanıyamadığından öfkelenir, kafası karışabilir.
    12. TV seyretmek rahatlatıcı olabilir. Ancak şiddet sahnelerini izlemesini engelelyin.
    13. Kapı ve pencereleri daima kilitli tutun, zira kaçöma girişiminde bulunabilir ve düşebilir.

14. Eğer maddi olarak karşılıyabiliyorsanız bir bakıcı tutmanız faydalı olacaktır.

15. Hastanız kısa bir süre sonra parasal işleri yapamayacak duruma gelecektir. Bu durumlarda alışverişlere mutlaka beraber gidin. Banka hesabı var ise doktorunuzdan alacağınız rapor ile avukatınıza danışın

16. Alzheimer Hastalığı tanısı konulduktan sonra, gerek sağduyu ve gerekse yasalar gereği araba kullanması engellenmelidir. Zira araç kullanarak hem kendine hem de çevresindekilere telafisi mümkün olmayan zarar verebilir. Eğer hastanıza bunu telkin edemezseniz, arabanın çalışmamasını sağlayın.

17. Belirli bir süre sonra ona evde bakamayacak duruma gelebilirsiniz, bu durdmda bakımevi ya da benzeri bir kuruluşu düşünmek zorundasınız.

18. Bu hastalığın çok ileri evrelerinde bir ilaç ile tedavi etmek mümkün değildir. Zaten hastalığın ileri evrelerinde hasta yakını olarak tükenmiş olacaksınız, hastanız hiçbir şey yiyemeyecek, içemeyecek ve mide sondası ile beslenmesi gerekebilecektir. Bu durumda suçluluk duygusuna kapılmayın, sadece su içerek ya da dudaklarını ıslatarak ızdırabını azaltmayı ihmal etmeyin, yalnız kalmayın aile bireylerinin fikirlerini alın.

19. Hastanız kabız kalabilir, özellikle yaz aylarında aşırı sıvı kayıbı olabilir, sürekli yatar pozisyonda kaldığından kalçasında ya da sırtında yaralar açılabilir. Bu durumda;

  • Mutlaka doktorunuzun onayını aldıktan sonra ilaç kullanın
  • Yaraların açılmaması için sık sık hastanın pozisyonunu değiştirin
  • Mümkünse altına bir havalı yatak koyun
  • Gayretlerinize rağmen yine de yara oluşmuş ise, doktorunuza başvurun, size yardımcı olacaktır.
  • http://www.gata.edu.tr/dahilibilimler/noroloji/demans.htm 

Bu haber 58 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Sağlık

Ramazan; Sigarayı Bırakmak İçin Fırsat

Ramazan;  Sigarayı Bırakmak İçin Fırsat Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Akkaya, ...

Hurma Şifa Kaynağı, Her Dönem Tüketilmeli

Hurma Şifa Kaynağı,  Her Dönem Tüketilmeli Diyetisyen Tuba Nergiz, hurmanın son derece özel bir besin maddesi olduğunu, sadece ramazan ayında değil her dönem ...
Madden ve Manen; Ramazan ve Oruç18 Ağustos 2010

ANKET

Ramazan Ayında Hangi Faaliyet Önceliklidir








Tüm Anketler

Dernekpazari İlçe Müftülüğü Resmi Web Sitesi
Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu | Soru Cevap Yönetimi  | Ziyaretçi Defteri Yönetimi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi